"Özellikle doğal ve kültürel mirasın ortaya çıkarılması, ihyası ve korunması alanındaki kurumsal dağınıklık ciddi riskler getirmektedir. Bu konuda uzmanlaşmış ve kurumsal hafıza, deneyim ve bilgi birikimine sahip kurumlar varken yetkinin sınırsız bir şekilde başka kurumlara terk edilmesi bana göre uygun değildir. Gündeme gelen pek çok teklifte olduğu gibi burada da birçok yetkinin Sayın Cumhurbaşkanı’na verildiğini görmekteyiz.
AYM’nin, Anayasa Mahkemesi’nin iptali gerekçesi olan, yasayla yapılması gereken düzenlemelerin Cumhurbaşkanı’nın kararnamesi ile yapılmasının bu yöntemle aşılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Bu, Anayasa'ya göre Meclisimize verilen yasama yetkisinin yürütmeye devri anlamına gelmektedir. Yapılacak olan düzenlemelerde kanun maddelerine daha açık ve belirleyici sınırlarda, makul ölçülerde belirlenmiş kurallar ve prensipler konulması düşüncesindeyiz."
"Afet bölgelerine yönelik desteklerin depremin etkilediği tüm bölgeleri içine alacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir"
DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, kanun teklifinin 1'inci maddesinde deprem bölgesinde faaliyet gösteren seyahat acentalarına aidat muafiyetini öngören düzenlemeye ilişkin şunları söyledi:"6 Şubat 2023 depremleri Hatay, Maraş, Adıyaman ve Malatya’dan çok daha geniş bir coğrafyada olumsuz bir etki yaratmıştır. Gaziantep, Urfa, Diyarbakır, Adana, Osmaniye ve Elazığ illeri doğrudan etkilenmiş, on binlerce insan evsiz kalmış, binlerce işletme faaliyetlerini sürdüremez hale gelmiştir. Bu illerin kapsam dışında bırakılması, afetten zarar gören vatandaşlar arasında bir adaletsizlik ortamına yol açmaktadır. Çünkü deprem bölgesinde ekonomik toparlanma süreci henüz tamamlanmamıştır. Aradan geçen zamana rağmen birçok depremzede hala kalıcı konutuna kavuşmamış, geçici barınma alanlarında yaşam mücadelesi vermektedir. İş yerlerini kaybeden esnafın büyük bir kısmı borç yükü altında ayakta kalmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla afet bölgelerine yönelik desteklerin daha kapsayıcı bir şekilde düzenlenmesi, yalnızca belirli illeri değil, depremin etkilediği tüm bölgeleri içine alacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir."Aslan, teklifte kültür varlıklarının mazbut vakfa devrini düzenleyen maddeye ilişkin ise, “Bu pratikte yerel yönetimlerin yıllardır bakımı, onarımını üstlendiği, halkın katkısıyla korunan birçok tarihi eserin artık merkezi yönetime devri haline gelmesini sağlamaktadır” ifadelerini kullandı."Belediyelerin yönetim haklarına, gelirlerine göz diken bu maddeyi de kabul etmemiz mümkün değil"CHP İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yankıömeroğlu, kanun teklifinin uygulamada yaşanan aksaklıkların giderilmesi için yapılan bir revizyon olarak görmediklerini kaydetti. Teklifin daha çok vakıf mallarının yönetimini, kamu denetimini ve yerel yönetimleri etkileyecek düzenlemeler içerdiği belirten Yankıömeroğlu, "Ne yazık ki, bu düzenlemeler ekonomik rantı önceleyen bir yapı yaratıyor. Bu teklif kamusal malların yönetimini merkezi idareye devrediyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne verilen geniş yetkiler, yerel yönetimleri devre dışı bırakmayı amaçlıyor" ifadelerini kullandı. Yankıömeroğlu, teklifin 11'inci maddesinde yer alan 'kültür varlıklarının mazbut vakfa devri' düzenlemesine ilişkin şöyle konuştu: "Belediye gibi tüzel kişiliklere ait vakıf kültür varlıklarının mülkiyetinin mazbut vakfa devredilmesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetimine geçmesi düzenleniyor. Özellikle büyükşehir belediyelerine bağlı ortaklıkları ve iktisadi teşebbüslerinin mülkiyetindeki kültürel varlıklar da bu kapsama giriyor. Buradaki amaç nedir? Buradaki amaç, belediyelerin gelir ve hizmet yetkilerini doğrudan kısıtlamak mıdır? Yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait 100'den fazla vakfın taşınmazı var.Teklifle belediye mülkiyetindeki kültür varlıklarının yönetimi, gelir getiren işletmelerin denetimi, kirası gibi süreçler merkezi idareye devrediliyor. Kayyum atadınız, yetmedi. Belediye başkanlarımızı içeri aldınız, yetmedi. Şimdi de yönetimlerindeki malları ellerinden almak istiyorsunuz. Belediyelerin hem yönetim haklarına, hem de gelirlerine göz diken bu maddeyi de kabul etmemiz mümkün değil."









