Türk Devletleri Teşkilatı zirveleri heyecan verici görüntüler sunsa da, gerçek birlik hâlâ uzak bir hayal. Peki neden?
Türk dünyası söylemi, özellikle Ankara’da yıllardır büyük coşku uyandırıyor. Zirvelerde verilen pozlar, yayınlanan bildiriler ve süslü protokoller her defasında “birlik zamanı” vurgusunu öne çıkarıyor. Ama sahadaki gerçek tabloya bakınca, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) hâlâ kâğıt üzerinde kalan bir yapı olmaktan öteye gidemiyor.
TDT son yıllarda önemli kültürel ve diplomatik projeler geliştirdi; gençlik programları, eğitim iş birlikleri, ortak zirveler derken kurumsal kimlik güçlendi. Ancak bunların hiçbiri bağlayıcı değil. Ne ortak bütçe var, ne ortak hukuk düzeni, ne de kararların uygulanmasını denetleyen bir mekanizma. Dolayısıyla verilen sözler, liderlerin imza attığı bildiriler çoğu kez “iyi niyet” seviyesinde kalıyor.
Ticarette artış var ama yeterli değil
Resmî verilere göre üye ülkeler arasındaki ticaret hacmi son yıllarda artış gösterdi. 2022’de 31 milyar dolar olan ticaret, 2023’te 38 milyar dolara yükseldi. Fakat bu artış üye ülkelerin toplam dış ticaretiyle kıyaslandığında oldukça düşük kalıyor. Evet, Middle Corridor gibi projeler umut veriyor; ancak ortak gümrük sistemi, yatırım garantileri ve serbest ticaret anlaşmaları olmadan bu potansiyelin gerçek bir ekonomik entegrasyona dönüşmesi mümkün değil.
Moskova ve Pekin gerçeği
Türk dünyası ülkelerinin çoğu hâlâ Moskova’nın güvenlik şemsiyesi altında, Pekin’in ekonomik projelerine bağımlı durumda. Rusya’nın bölgede artan askeri-siyasi ağırlığı, Çin’in devasa ticaret ve enerji yatırımları, bu ülkelerin TDT çerçevesinde bağımsız hareket etmesini zorlaştırıyor. Yani jeopolitik gerçekler, Türk dünyası için en büyük fren görevi görüyor.
Üye ülkelerin siyasal rejimleri, ekonomik yapıları ve dış politika öncelikleri birbirinden çok farklı. Enerji ihracatçısı ülkelerle göç veren ekonomiler arasında doğal olarak çıkar çatışmaları yaşanıyor. Ayrıca kültürel ortaklık güçlü olsa da, kurum kapasitesi ve refah düzeylerindeki fark, birlik içinde eşgüdümü daha da zorlaştırıyor.
Fotoğraflar değil, cesur adımlar lazım
Türk Devletleri Teşkilatı son yıllarda önemli bir diplomatik platform hâline geldi. Ancak bu platformun birliğe dönüşmesi için cesur kararlar şart: bağlayıcı ekonomik anlaşmalar, ortak fonlar, ortak güvenlik mekanizmaları… Bunlar olmadan, yılda birkaç kez verilen pozlardan ve yayınlanan bildirilerden öteye gidilemeyecek.
Birlik nutuklarla kurulmaz. Liderler ya gerçekten taşın altına ellerini koyacak ya da TDT sadece hatıra fotoğraflarından ibaret kalacak.
























