Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…
Ekonomik açıdan çok zor günler bizleri bekliyor. Türkiye seçim sonrası adeta zam yağmuruna tutuldu. KDV artışından, harç zammına, doğalgaz zammından, benzin zammına derken, değerli dostum, Karikatürist, Komedyen Alpay Erdem’in akıllarda kalan, “bindi indi” olması gerekmiyor mu, önce bineceğim ki sonra ineceğim, binmeden nasıl ineceğim, indikten sonra niye bineyim, madem binecektim niye ineyim, kafamda deli sorular” eleştirisiyle öğrendiğim, taksi ücreti İstanbul’da “bindi indi” 75 TL oldu. Bu zam yağmurunda, Ankara’da da toplum ulaşıma zam yapıldı. Tam bilet 15 TL olurken, öğrenci bileti 7.5 TL oldu. Şimdi de İstanbul’da toplu ulaşıma zam bekleniyor. Otobüs ve minibüse ne kadar zam yapılacağı merak konusu…
Zam yağmuru son sürat devam ederken, yetkililerin marketlere uygulaması gereken denetimler yapılmaması dikkatlerden kaçmıyor. Marketlerde “Serbest Piyasa” adı altında A’dan Z’ye tüm ürünlerde fiyat artışı devam ediyor. NTV’de yer alan habere göre ise, 25 Temmuz Salı günü akaryakıta 2 TL güncelleme adı altında bir zam yapılacağı iddia edildi.
Her ne kadar elektriğe zam yapılmayacağı açıklansa da özelleşen enerji sektöründe zam konusunda baskıların en kısa zamanda artacağı düşüncesindeyim. Zam beklenen ürünlerden biri de ekmek olduğunu hatırlatmakta fayda var.
Peki, zam yağmuru hız kesmeden yağmaya devam ederken, ekonomiden dolayı alım gücü zayıflayan, sosyal hayatı yok olma noktasına gelen vatandaşların, “Cumhurbaşkanlığı’nın, bakanlıkların, milletvekillerinin, belediye başkanlarının harcamalarında, siyasi partilerin hazineden aldığı seçim yardımlarında neden kısıtlamaya gidilmiyor?“ sorusunu sorma hakkı yok mu?
Yazımı Hernan Rivera Letelier’ın yazdığı “Film Anlatıcısı Kız” isimli kitabından bir alıntı noktalamak istiyorum, ”Maaşlar her zaman bir bilet almaya yetmiyordu. Herkes borçla yaşıyordu.”
24 Temmuz 2023 - Yakacık
























