Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…
Yaklaşık 20 gün önce yani, 1 Eylül itibariyle yurt genelinde 15 Nisan’da son bulacak kanun ile balık avı sezonu başladı. Tekrar denize açılan, sofralarımıza taze balık getirmek için büyük emek harcayan balıkçılarımıza rastgele diyorum.
Öncelikle doğru bilgi açısından balıkçılık mesleğini diğerlerinden yani tüccar, aracı, simsardan ayırmamız gerekmektedir. Balıkçılığın her şeyden önce zor bir meslek olduğunu belirtmek isterim. Ayazı ayrıdır, soğuğu ayrıdır, ağdan balık çekerken, deniz sularının çizmeden içeri girmesi an meselesidir. Soğuktan ellerin patlarcasına şişer, soğuk ve sudan korusun diye giydiğin eldiven fayda etmez. Yani balıkçılık büyük bir emek isteyen, sabır gerektiren meslektir.
Tüccar, aracı, simsar da balığı hal’den alabildiği kadar ucuza alır, üzerine kârını koyar ve vatandaşa satar. Hani bu pazarlarda, sokaklar da, dükkânlarda gördüğünüz balık satan tezgâh sahipleri var ya işte onlar balıkçı değil, bu işin ticaretini yapan şahıslardır.
Şimdi gelelim konumuza, son birkaç gündür, İstanbul, Gürpınar Balık Hali’nde çekilen videolar dikkatimi çekti. Kalabalık bir grup, belli ki hepsi tezgâh sahibi insanlar, semt pazarlarında hamsinin 60 lira 50 liraya 40 liraya hatta 35 liraya sattıklarını iddia ediyor. Videonun devamında ise, o balıkları hal’e getiren balıkçılara seslenerek, balıkçıkların teknelerini limanda yatırıp, vatandaşlara pahalı balık yedirmek istediklerini iddia ediyor.
Konuyla ilgili, mesleği balıkçı olan, sahibi olduğu balıkçı teknesinde yaklaşık 20 tayfası bulunan bir arkadaşımı aradım, kendisine, “Vatandaşa pahalı balık yedirmek için teknelerinizi limanlarda mı yatırıyorsunuz?” sorusunu yönelttim.
Cevabını aynen aktarıyorum, “Hocam sen de mi inanıyorsun bu haberlere? Bizler, yaklaşık bir haftadır süren kötü hava şartlarına rağmen vatandaşlarımız taze balık yesin diye ağlarımıza gelen balıkları balık hallerine yetiştirmeye çalışıyoruz.
Öncelikle bizlerinde sıkıntısı olduğunu söylemek isterim. Tekne giderlerimiz bu sezon çok arttı. Denize bir açılmamız bize ortalama 1.5 ton litre mazota mâl oluyor. Mazotun litresini 40 TL’ye satın alıyoruz. Sadece benim 20 kişilik tayfam var ve onların maaşlarıyla birlikte sigortalarını ödemek zorundayım.
Bizim ki gibi yüzlerce tekne var, binlerce kişi balıkçılık mesleğinden ekmek yiyor. Mesela videoyu üzülerek izledik. Mağdur olduklarını iddia edenler, kilosu 60 liraya hamsi sattıklarını iddia edenler videoya üzerinden algı yaratmaya çalışıyor. O konuşanlar, balık halinden 17.5, 18 kilo gelen bir kasa hamsiyi 300 TL gibi bir fiyatla satın alıp, semt pazarlarındaki tezgâhlar da vatandaşa 120 TL’den başlayan 200 TL’yi bulan fiyatlara satıyorlar. Vatandaşta fiyatın pahalılığını söylediğinde “Suçlu balıkçı” deyip suçu bize atıyorlar. Onların amacı balığı bizlerden daha da ucuza alabilmek, bizim de amacımız devletin yetkili organlarının artık bu haksızlığa “Dur” demesini beklemek ve hakkımız olan kazancı sağlayabilmektir.”
Şahsi düşüncem ise, umarım bu iş büyük bir krize dönüşmez ve devlet yetkilileri, yetkili merciler iki tarafı da memnun edecek bir çözüm bulabilirler. Konuyu yakından takip edeceğimi de ayrıca belirtmek isterim.
Yazımı bir İrlanda atasözü ile noktalamak istiyorum: “Ağındaki delikler, içindeki balıklardan büyük olmasın”
20 Eylül 2023 - Yakacık
























