Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…
Bu yazımda Ermenistan halkının Diaspora ve Ermenistanlı siyasetçiler tarafından nasıl sömürüldüğünün devamını yazmak istiyordum, bildiğiniz gibi Ankara’da teröristler tarafından İçişleri Bakanlığı’na düzenlenen bombalı saldırının ardından gündeme neler yansıdı? Saldırıyla ilgili dikkat çeken konuları sizlere aktarmaya çalışacağım.
Türkiye, Ekim ayına Ankara’da İçişleri Bakanlığı’na düzenlenen bombalı saldırı ile başladı. Gerçekleşen saldırı da iki emniyet mensubu yaralandı. Yapılan bu saldırının ardından hemen telefona sarılarak, yakın zamanda “Sinan Ateş Cinayeti” “ SADAT” “Türkiye’de Yabancıların İşlediği Faili Meçhul Cinayetler, Uyuşturucu Ağı ve Çeteleşme” gibi konular üzerinde röportajlar yaptığım Güvenlik Uzmanı Mustafa Böğürcü’yü aradım. Vatandaşları doğru bilgilendirme açısından Mustafa Böğürcü, benim için önemli, doğru bir kaynak olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.
Mustafa Böğürcü’ye İçişleri Bakanlığı’na gerçekleşen saldırıyla ilgili sıcağı sıcağına sorumu sorduktan sonra şu cevabı aldım, “Ankara'da ki terör saldırısın da gelen ilk bilgilere göre Kayseri ili Develi ilçesinde gece 23.00 sıraların da bir aracın gasp edildiği, içindeki kişiyi öldüren teröristlerin aracı aldıktan sonra Ankara’ya bu otomobille geldiği iddiaları var!
Bu teröristler kırsaldan Kayseri iline kadar nasıl geldi ya da getirildi! Yol kontrol noktalarının işlevsiz kaldığı ve önleyici, caydırıcı istihbarat faaliyetlerin de bir kopuş ve aksama söz konusu gözüküyor.
Eylemi uyuşturucu kaçakçılarının, insan kaçakçılarının, silah kaçakçılarının son 4 ayda saha ve alan da sıkışması sonucunda terör örgütlerine havale ettirmek suretiyle yapılmış ya da yaptırılmış bir eylem olarak da analiz edip, değerlendirmekte fayda var!”
Saldırının ardından saldırı anının yeni görüntülerin sosyal medya mecralarında paylaşılmasının ardından Mustafa Böğürcü şu ifadeleri kullandı: “Polislerin 1 teröristin etkisiz hale getirildiği ve canlı bombanın kendisini patlatma anına ait yeni görüntüler ortaya çıktı.
Saldırıyla ilgili cevap bekleyen sorular ise, Emniyet Genel Müdürülüğü polis noktasının camları niçin zırhlı ve kurşungeçirmez yapılmamıştır, yaptırılmamıştır?
Kapalı devre televizyon sisteminde ki yeni görüntüler hangi personel tarafından çekilmek suretiyle dışarıya çıkarmıştır ve basına servis edilmiştir?
Bu konularla ilgili de tahkikat yapılacak mı?”
Güvenlik Uzmanı Mustafa Böğürcü’nün bu açıklamalarının ardından bir konu daha dikkatimi çekti. Saldırının ardından, İçişleri Eski Bakanı Süleyman Soylu’ya yakınlığıyla gündeme gelen eski ismi Twitter olan yeni ismiyle X’te bulunan “Ebabil Harekâtı” isimli sayfanın paylaşımında şu ifadeler kullanıldı, “ Soylu’ya çay veren çaycıları tespit edip sürmekle çok meşgul olunca ülkenin tam merkezine, evinin önüne gelen teröristleri takip etmeyi ihmal ettiler.
Son teröriste kadar öldürecekmiş, yok valla, terörist kendi kendini patlattı, sana zahmet olmasın.
Sen bakanlığa geri dön, Soylu’yla çalışmış bürokrat avına devam et.”
“Ebabil Harekâtı” ismindeki sosyal medya hesabı bu paylaşımın hemen ardından gönderiyi silmesi akıllara şu soruyu getirdi, “Bundan sonra ne olacak?”
Yazımı Kemal Tahir’in “Devlet Ana” ismindeki kitabından bir alıntıyla noktalamak istiyorum: “ Çok olan korkutur, derin olan öldürür.”
2 Ekim 2023 – Yakacık
























