Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…
Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili seçimlerinden mağlup ayrılan, “Millet İttifakı” ismi altında siyasal İslamcılara, AK Parti eskilerine hayat veren CHP’de değişim isteği devam ediyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğundan kalkmamak için ısrar eden, “Geleceğin Cumhurbaşkanı” dedikleri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da dahil olmak üzere, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan gibi isimlere operasyon çeken, verdiği demeçlerle vatandaşlarla adeta dalga geçen, dünyadaki her gelişmeyi yakından takip eden gençlere kurtarıcı olarak sunulan 74 yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu’nun dışında, onun istifa etmesini istemeyen zihniyetle ilgili düşüncelerimi kısa bir şekilde sizlere aktaracağım.
CHP’de değişimi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifasını istemeyenler "Aman rahatımız, düzenimiz bozulmasın" diyenlerdir. Kim, 13 seçim kaybetmiş Kemal Kılıçdaroğlu’nu savunuyorsa, “Demokrat Amcamız, Demokrat Dedemiz, Sakin Güç Piro, Gandi Kemal, Türkiye’nin Gandi’si” gibi kelimeler üzerinden benzer cümleler türetiyorsa, “Kemal Kılıçdaroğlu” için ismini gizlemeden bile trollük yapıyorsa, işte onlar “Aman rahatımız bozulmasın, düzenimiz bozulmasın” zihniyetinin aktörleridir.
Gelelim o zihniyetin göze çarpan kısa detaylarına, onlar için, gençlerin, öğrencilerin geleceği, kadınların özgürlüğü, çocukların sütü, maması, düzenli beslenmesi, işçilerin, hayvanların hakları umurlarında değildir. Sosyal medya üzerinden yapmacık, göstermelik bir şekilde vatandaşlara hayal vadetmekten asla çekinmez, duyar kasmaya devam ederler…
Memleket yönetme gibi bir akla, ilime, bilime, vizyona sahip olmadıkları için, yerel seçimleri iple çekerler. Çünkü belediyeler onlara yetmektedir. Belediyeler onlar için kısa yoldan para kazanmanın, hayatlarını garanti altına almanın yoludur, kapısıdır.
Onların derdi, "Hangi yakınımızın, hangi memleketlimizin çocuğunu hangi belediyeye yerleştiririz?" “Hangi CHP İl, İlçe Başkanı üzerinden ihale kovalarız”dır. CHP'ye zarar vermeye devam eden bu zihniyeti, bir nevi AK Parti'nin belediye versiyonu olarak düşünebilirsiniz.
Seçim çalışmalarında yeni seçmene ulaşmak yerine "garanti" oy veren seçmeni ziyaret etmekten asla çekinmezler. Bu zihniyet kendisini “Sosyal Demokrat” olarak tanımlar ama işçi sınıfıyla, “varoş, gecekondu, çingene mahallesi” dedikleri yerleşim yerlerine uğramaz, işleri olmaz.
Türkiye'ye Kadıköy, Cihangir, Şişli, Beşiktaş, Bakırköy Sarıyer, Çeşme, Narlıdere, Urla, Karşıyaka, Foça gibi değerli semtlerden bakmayı tercih ederler.
Yazımı Epictetus’un sözüyle noktalamak istiyorum, “Bir topluma her şeyden önce ilim ve ahlakı öğretmek gerekir.”
14 Temmuz 2023 – Yakacık
























