Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kuruluşunun 100. Yılını kutladığı bugünlerde yeni bir skandala imza attı. CHP, kuruluşunun 100. Yılına özel hazırlanan bir videoda Kıbrıs Barış Harekâtı öncesinde, Türk köylerini basan, yaşlı, çoluk, çocuk, kadın demeden katliam yapan “Enosis” hayaliyle yanıp tutuşan Başpiskopos Makarios tarafından 7 Mart 1953 yılında kurulan Rumların silahlı örgütü EOKA’cıların resmini yayımlaması vatandaşların haklı tepkisine neden oldu.
Ülkemizde ana muhalefet partisi olarak iktidarı kontrol etmesi gereken CHP’nin bu tarz skandallara imza atması katiyen normalleştirilmemelidir. İşin ilginç tarafı, milyonlarca vatandaşın uyarmasına rağmen, videoyu hazırlayanın, kontrol etmeyenin, onaylayanın, yayınlayanın istifası istenmemesi ve yapılan hatanın özür dilenerek kabullenilmesi gerekirken hiçbir şey olmamış gibi davranmaları aklıselim bir davranış olarak gözükmüyor.
CHP’nin bu tarz işgüzarlık yapması insanın aklına farklı, farklı komplo teorilerini de beraberinde getiriyor. Videonun ilgili kısmını izlediğimde Bülent Ecevit’in resminin konulduğu Kıbrıs Barış Harekâtının başarısından şu sözlerle bahsediliyor: “Kıbrıs’ın bağımsızlığı, Beşparmak dağlarında dalgalanan bayrağın gölgesi ve yavru vatana kazınan adımız…” Gayet güzel ve samimi gelen bu sözlerin Türk bayrağını esir alan EOKA’cıların fotoğrafının paylaşılması aklıma iki soruyu getirdi.
Bu sorularımdan ilki, kime, hangi ülkeye ve topluluğa ne mesaj vermeye çalışıyorsunuz? İkincisi, AK Parti’ye yerel seçimler öncesi koz mu veriyorsunuz?
Ayrıca, videodaki EOKA’cıların resmini görünce ister istemez aklıma 1955 yılında İstanbul’da yaşanan 6-7 Eylül olaylarını getirdi. Özellikle Beyoğlu bölgesinde yaşanan olaylarda rum vatandaşlarına yapılanları, yaşatılanları elbette tasvip etmiyorum. Ama şunu da hatırlatmakta fayda olacaktır, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesinden sonra Yassıada’da kurulan mahkemede 6-7 Eylül olaylarının yargılamaları yapılmış, gerekli cezalar verilmiştir.
Bugün geldiğimiz noktada ise, 6-7 Eylül olayları özellikle CHP’liler tarafından kınanmaya, hatırlanmaya devam etmektedir. Tamam kınayalım. Hatta yaşananları ülke olarak kınayalım. Ama ikiyüzlülüğü bir kenara bırakıp, EOKA’nın Kıbrıs’ta yaşayan soydaşlarımızı acımasız bir şekilde katletmelerini ve “Kanlı Noel”i es geçmeyelim.
“Aktroller”in ikizi olan “Oktroller”in bana şu soruları sorduğunu duyar gibiyim,
- “Geçtiğimiz yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde piyango biletlerinin üzerine EOKA’cıların resmi basılmamış mıydı?
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekâtını kutlama yıldönümü görselinde EOKA’cıların resmini paylaşmamış mıydı? ”
Birinci sorunun cevabı, sorumlu kişi istifa etti. İkinci soruya cevabım ise, sosyal medya hesaplarımdan Cevdet Yılmaz’ın paylaşımına “Al birini vur ötekine!” sözüyle tepkimi göstermiştim. Gelen tepkiler üzerine Cevdet Yılmaz görseli hemen kaldırmış maalesef istifa etmemişti.
CHP’nin bu paylaşımı, kuruluşunun 100. Yılına gölge düşürmüş, unutulmayacaklar arasına girmiş, tarihine kara leke olarak geçmiştir.

CHP, kuruluşunun 100.yılında yayınladığı videodaki Türk Bayrağını esir alan EOKA’cılar

Türk Mücahitler, Dünya’ya ve EOKA’ya karşı Türk Bayrağını dalgalandıyor
Yazımı Banu Avar’ın “Hangi Dünya Düzeni“ isimli kitabından bir alıntı ile noktalamak istiyorum: “ Türkiye'yi yönetenler ne zaman ağır sanayi hamlesine girişseler başlarına felaketler geldi. Adnan Menderes, Amerika'dan alamadığı sanayileşme kredisini almak için Sovyetlere başvurunca hayatından oldu. İsmet İnönü, Kıbrıs'taki kıyımı durdurmak için harekete geçince Johnson ambargosuyla karşılaştı. Süleyman Demirel, sanayi tesisleri için Sovyet kredisine yönelince iktidardan edildi. Ecevit, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'na girişince yine ambargo yedi.”
11 Eylül 2023 – Yakacık
























