Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…
Yaklaşık 1 senedir Türkiye gündemi derinden etkileyen konulardan biri de ev kirası fiyatlarının çok yüksek meblağlarda artması.
Hemen hemen her gün sosyal medya da ana haber bültenlerinde ev sahibi, kiracı tartışmalarını, kavgalarını izlemeye, şahit olmaya devam ediyoruz. Ev sahipleri yaptıkları kira artışlarını ekonomik krize bağlıyor. Kiracı da haklı olarak şu durumu savunuyor: “Size ekonomik kriz var da bize yok mu?”
Devlet, çareyi 2022 yılının 2 Temmuz ayından itibaren 1 sene boyunca yüzde 25 sınırında tutma kararı almasının ardından bu durum ev sahiplerini hiç memnun etmedi. Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinin ardından bu süre uzatılacak mı? Şeklinde tartışmalara neden olurken, alınan karar ile bu süre 2 Temmuz 2024 yılına kadar uzatıldı.
Bu yazımı bir kiracı olarak yazdığımı bilmenizi isterim. Ev sahipleri yazdıklarıma alınabilir, kızabilir. “Onlarında kendilerine göre haklı nedenleri vardır” diyeceğim ama durum pek öyle gözükmüyor.
2020 – 2021 yılında 300 bin, 400 bin, 500 bin liraya ev satın alanların şu sohbetine mutlaka şahitlik etmişsinizdir, “Emlak piyasasına baktım, 3 ay önce 350 bin liraya aldığım daire 600 bin lira olmuş” Sonrasında ise bu fiyatlar katlana katlana 2023 yılına geldiğimiz de en düşük daire fiyatının 2,5 milyon TL’ye alıcı bulmaya başladığını görebilirsiniz.
Peki, 300 bin TL’ye daire satın alan bir ev sahibi bugün dairesini ne kadara kiralıyor? Yaklaşık 12 bin, 15 bin TL arasında… Peki bu kira ücretini emekli ödeyebilir mi? asgari ücretli vatandaş ödeyebilir mi? Elbette, hayır! Emeklinin aylığı ortada, asgari ücretli ise 2 kişi, 3 kişi çalışacak ki ancak kirayı ödeyebilsin. Yani demek isteniyor ki, “Emekliler ölsün” “Asgari ücretlilerde illegal işlere başvursun”
Ev sahiplerinin de kiracılarında, belirlenen yüzde 25 kira artırım sınırına uyduğunu pek görmedim, duymadım. Kiracı elinden geldiği kadar ile yüzde 60, 70, 80 civarında zam yapmayı planlarken, ev sahipleri bu rakamları yüzde 150’den açmaya çalışıyor. Ortak nokta bulunamadığı içinde mahkeme süreçleri, kiracıyı tahliye etme mücadelesi başlıyor.
Mesela, benim ev sahibimin bir binada 5 tane dairesi var. Hatta bina onun diyebilirim. Binanın yaşı 12 sınırında (Elbette gözümüz yok, yaradan daha çok versin. Ama her şeyden önce sağlık versin) mayıs ayında yaptığımız görüşmede kirayı ne kadar artıracağımı sordu. “ Ben de devletin belirlediği yüzde 25 oranındaki artışı göz önüne alarak yüzde 25’in üzerine bir yüzde 25 daha ekleyeceğimi, yüzde 50 artış yapacağımı söyledim. Bu artışa itiraz etmesinin ardından Yüzde 160 kira artışı istediğini belirterek yoksa “Seni tahliye ederim” şeklinde cevap vermesinin ardından “Peki, senin ev sahibi olarak hakların varsa, benim de kiracı olarak haklarım var buyurun, yolunuz açık.” dedikten sonra, değerli avukatım, can yoldaşım Akın Yıldırım’a telefon açarak durumu izah ettim. Temmuz ayı geldiğinde, ev kirasına yüzde 20 daha ekleyerek yüzde 70 zam ile banka hesabına yatırdım. Geçen yıl ev sahibim yüzde 70 oranında kira artışı yapmamı istediğini ve bu durumu kabul ettiğimi de belirtmek isterim.
Bu konunun üzerine ev sahiplerine şunu söylemek istiyorum, daha fazla para kazanmak için dairelerinizi torbacılara, eskortlara, illegal iş çevirenlere, toplumun düzenini bozabilecek, huzursuzluk yaratan insanlara kiralamak yerine, evlerinizi kiranızı zamanında ödeyebilen, huzur içinde yaşayan ailelere, bu ülkeye faydalı olan insanlara kiralamanız doğru olacaktır. Kiracılar, yüzde 160 veya daha fazla yapmaya çalıştığınız kira artışlarını ekonomik krizin ayyuka çıktığı böyle bir ortamda hayatlarından kesip bir şekilde ödeyebilir. Yalnız, her yıl aynı oran artışını ve daha fazla isteyeceğiniz bilindiği için kiracıların ev sahipleriyle ortak noktada, sulh yoluyla bir araya gelmek istediğini hatırlatmak isterim.
Kiracılara da şunu söylemek istiyorum; Korkmayın! Ev sahiplerinizin baskısından kesinlikle korkmayın. “Burası Dingo’nun ağırı değil ve biz Dingo’nun ağırında yaşamıyoruz” Bu ülkenin adalet mekanizması her şeye rağmen çalışmaya devam ediyor. Gününde ev kiranızı yatırın, yaşam mücadelenize devam edin.
Yazımı anonim bir sözle noktalamak istiyorum, “Doyumsuz kişiler her zaman açgözlüdür ne yese ne kazansa yine de açtır.”
17 Temmuz 2023 – Yakacık
























