Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…
Türkiye, 1 Ekim Pazar günü Ankara’da İçişleri Bakanlığına düzenlenen terör saldırı ile sarsılmıştı. Yaşanan saldırıyla ilgili 2 Ekim Pazartesi günü yayımlanan köşe yazıma “Bundan Sonra Ne Olacak?” başlığı atmıştım. Saldırıyı gerçekleştirenlerin ise PKK üyesi olduğu açıklanmıştı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, attığım başlığı hissetmiş olacak ki düğmeye basarak terörist avına başladı. Öncelikle Ali Yerlikaya’nın İstanbul Valisi olduğu dönemde çalışmalarını takip eden biri olarak, İstanbul’un güvenliği konusunda önemli hizmetler verdiğini söyleyebilirim. Bu hizmetlerinde karşılığı olarak İçişleri Bakanı oldu. Ali Yerlikaya’nın bana göre göz önünde tutulması gereken husus ise, siyasetçi değil, mülkiyeli olmasıdır.
İçişleri Bakanlığına düzenlenen terör saldırının ardından, birçok operasyona imza atıldı.
İşte düzenlenen o operasyonlardan bazıları,
2 Ekim Pazartesi: Kırklareli ve İstanbul’da Bölücü Terör Örgütlerine karşı 26 adrese düzenlenen operasyonda, 20 şahıs gözaltına alındı. Bitlis, Van, Hakkâri ve Diyarbakır’da gerçekleşen operasyonlarda, 70 adet AK-47 piyade tüfeği olmak üzere toplam 75 Adet piyade tüfeği, 14 bin 12 adet çeşitli ebatlarda mühimmat, 4 adet el bombası ele geçirildi.
3 Ekim Salı: “Kahramanlar Operasyonu” kapsamında yürütülen operasyonlarda, Mersin, Van, Şanlıurfa, Mardin ve Aydın’da 12 şüpheli terör örgütü üyesi yakalandı. Bölücü Terör Örgütünün İstihbarat yapılanmasına yönelik Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Gaziantep, Mersin, İstanbul, Şırnak, Bursa, Batman, Denizli, Adana, Kayseri, Konya, Antalya, Isparta ve Kocaeli’de düzenlenen operasyonlarda 55 şüpheli terör örgütü mensubu yakalandı.
Yine aynı gün içerisinde 64 ilde Silah kaçakçılarına ve silah taşıyan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda, 744 ruhsatsız tabanca, 24 uzun namlulu tüfek, 74 ruhsatsız av tüfeği ve 928 şüpheli şahısın gözaltına alındığı açıklandı.
PKK’ya yönelik operasyonların hız kesmeden devam etmesi gerekmektedir. Ayrıca, operasyonların kapsamı büyütülmeli, FETÖ’ye, uyuşturucu kaçakçılarına, göçmenlere, çetelere, mafyalara, tarikat ve cemaat yapılanmalarına yönelik operasyonların yürütülmesi gerektiğini ümit ediyorum.
Atatürk ile Kemal Kılıçdaroğlu’nu Eş Değer Tutmak!
Hakikaten, CHP’ye oy veren vatandaşların Allah yardımcısı olsun. Adeta seçmen ile dalga geçmeye devam ediyorlar. Türkiye’de Sosyal Demokrat geçinenlerin siyasal İslamcılardan bir farkı olmadığını CHP İstanbul İl Başkan adayı Cemal Canpolat’ın “Kılıçdaroğlu’nun oturduğu koltuk, Mustafa Kemal’in oturduğu koltuktur. Kılıçdaroğlu’na saldırmak, Mustafa Kemal’e saldırmaktır” açıklamasıyla anlayabiliyoruz. Çünkü bu söylem siyasal İslamcı AK Partili bir siyasetçinin Recep Tayyip Erdoğan’ı Peygamber ile eş değer tutmasına benziyor. Bu konuyla ilgili örnekleri de mevcut. Kısacası Cemal Canpolat’ın açıklamasından ben şu anlamı çıkarıyorum, “Mustafa Kemal Atatürk, Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu ile eş değerdir.”
O halde, Mustafa Kemal Atatürk ile Kemal Kılıçdaroğlu’nu eş değer tutan Cemal Canpolat’a CHP İstanbul İl Başkanlığı hayırlı olsun!
Yazımı Marcus Aurelius’un “Kendime Düşünceler” isimli kitabından bir alıntıyla noktalamak istiyorum: “Birbirlerini hakir görenler, birbirlerine dalkavukluk ediyor ve birbirlerinden üstün olmak isteyenler, birbirlerinin ayaklarına kapanıyor.”
4 Ekim 2023 - Yakacık
























