Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…
Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz ile birlikte, şiddette zirveye çıkmış durumda… Kadına, hayvana, çocuğa, yaşlıya uygulanan şiddete gün geçmeden bir yenisi eklenmeye devam ediyor.
Sosyal medya da gezindiğim süre içerisinde akla hayale sığmayacak görüntülerle karşılaşıyorum. Bir ülke de hiç mi güzel şeyler, birleştirici konular, ülkeyi ileriye götürecek tartışmalar olmaz arkadaş!
Ülkenin geneline baktığımız da her yerde kavga... Her yerde şiddet artmaya devam ediyor. Sosyal medya olmasa yaşananlardan haberimiz dahi olmayacak. Hatta durum öyle bir hal aldı ki, sosyal medyada paylaşılan görüntüler, yetkililerin harekete geçmesini sağlıyor. Yoksa kılını kıpırdatan yok. Oturdukları koltuklarda “şikayetçi” bekleniyor.
24 saat içerisinde üzüntüyle takip ettiğim üç olayla karşılaştım, Esenyurt’ta kadının bayıltana dövülmesi ardından aracın içinden sokağa atılması ve tıpkı bir eşya gibi sürüklenerek arabaya tekrar bindirilmesi ve işin diğer acı tarafı da, telefonundan yaşananları kayda alan vatandaşı da tehdit etmesi. Şu rahatlığa bakar mısınız?
Bir diğer hadise de Metrobüste bir şahısın bir vatandaşa silah çekip ateş etmeye çalışması ve silahın tutukluk yapması nedeniyle faciadan kıl payı dönülmesi. Bu cesareti nereden alıyorlar?
İstanbul, Silivri’de özel bir yaşlı bakımevinde yaşlılara uygulanan şiddet sosyal medya da gündem oldu. Bakımevi çalışanın yaşlı vatandaşı elinin tersiyle tokatlaması, cinsel organına baskı yapması, hakaretler savurarak psikolojik baskı uygulaması. Bu vicdansızlık değil midir?
Son 24 saat içinde gündem olan olaylar toplumun hafızasındaki yerini almış durumda ve kim bilir daha bilmediğimiz, görmediğimiz, duymadığımız ne olaylar yaşanıyor bu ülkede?
Cezaların caydırıcı olmadığı açık ve net. Elbette insanları, insanlığı seviyorum. İnsan haklarına büyük saygım var. Yalnız, şiddet yanlılarının, toplumun huzurunu, düzenini bozanlara en ağır cezalar verilerek toplumdan dışlanması gerektiğine de inancım sonsuzdur.
Bu tür şiddet olaylarının önüne geçilmek isteniyorsa eğer en ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Örneğin, devlet şiddet olaylarına neden olanlara yüksek tutarda para cezası, hapis cezası vermekle birlikte, topluma açık yerlerde, vatandaşın gözü önünde gündemden düşmeyecek şekilde, “bedelsiz” olarak istihdam etmeli ardından hamallık, ırgatlık vb. işlerde çalışmasını sağlamalıdır ki bir daha kimse şiddet uygulamaya cesaret edemez hale gelsin.
Vatandaşlar “Acaba bir yere giderken başıma bir şey gelir mi? ” sorusunu sormaktan bıktı, sıkıldı. Temiz, anlayışlı, saygılı, empati kurabilen topluma ihtiyacımız olduğu açıktır.
Yazımı Moliere’nin şu sözüyle noktalamak istiyorum, ”Toplum ahlaklı olursa kanunları uygulamak daha kolay olur.”
26 Temmuz 2023 - Yakacık
























