Merhaba kıymetli okurlar ve takipçiler…
31 Mart 2024 tarihinde yapılması planlanan yerel seçimlere 7 ay gibi zaman kaldı. Televizyonlardaki açık oturumları izliyor, sosyal medyayı yakından takip ediyorum. Tıpkı 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili seçimlerinde yapıldığı gibi Türkiye Cumhuriyeti’nde sanki başka partiler yokmuşçasına AK Parti ve CHP’yi vatandaşa dayatmaya çalıştıklarını hissediyorum. Her yerde konuşulan sadece AK Parti’nin olası belediye başkan adayları ve “CHP’nin adayları yeniden kazanacak mı, kazanamayacak mı?” tartışması…
AK Parti 2019 yerel seçimlerinde olduğu gibi “Cumhur İttifakı” üzerinden MHP ile hareket etmeye devam edecektir. İttifakın diğer üyeleri olan DSP, Yeniden Refah Partisi, Hüda-Par ve BBP gibi partiler ittifak ile yola devam mı edecek yoksa “bağımsız bir şekilde mi hareket edecek?” konuları ise belirsizliğini koruyor.
CHP’nin öncülük ettiği “Millet İttifakı”nda ise DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ve diğer üst düzey yöneticilerin Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin ardından özellikle Kemal Kılıçdaroğlu hakkında olumsuz düşünceler ortaya koyması; İYİ Parti’nin yerel yönetimlerde de kendini ispat etmek ve söz sahibi olmak istemesi; Demokrat Parti’nin seçimlere kendi logosu ve adaylarıyla girecek olması ve Saadet Partisi’nin sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.
HDP’nin kapatılması davasında karar beklenirken, HDP ve Yeşil Sol Parti’nin kongrelerini ayrı yapacak olması da seçmende kararsızlığa neden oldu. Büyük ihtimalle yerel seçimlere Yeşil Sol Parti ismiyle girilecektir. HDP’nin veya Yeşil Sol Parti’nin 2019 yılında olduğu gibi CHP’yi desteklemeyeceğini ve özellikle büyükşehirlerde tabanını diri tutmak için seçimlere kendi adaylarıyla katılacaklarını düşünüyorum.
Yabancıların ağırlıklı yaşadığı bölgelerde ise Zafer Partisi’nin çıkış yapacağını düşünüyorum. Suriyelilerin, Afganların, Pakistanlıların, Afrikalıların yoğun yaşadığı il ve ilçelerde doğru isimler aday olarak tercih edilirse, Zafer Partisi’nin belediye başkanlıkları kazanması ve yerel yönetimlerde söz sahibi olmasını an meselesi olarak görüyorum.
CHP’de gerçekleşmeyen “Değişim”den dolayı Memleket Partisine oy akışı olacağı; Memleket Partili gençlerin dikkatleri çeken kamuoyu çalışmalarıyla birlikte Genel Başkan Muharrem İnce’de sessizliğini terk ederse 2028 yılında yapılacak genel seçimlere, Memleket Partisi’nin hazırlık provasını görme imkânı doğacaktır.
Mehmet Fatih Maçoğlu ile Ovacık Belediye Başkanlığını kazanan, ilçede yaptığı çalışmalarla adından sıkça söz ettiren, devamında 2019 yerel seçimlerinde Tunceli’yi kazanan, belediyeyi borçsuz bir şekilde yöneten, tarım ve hayvancılığa ağırlık vererek bölgeye değer katan ve örnek belediyecilik sergileyen, Türkiye Komünist Partisi’nin il ve ilçe belediye sayısını artırabileceğini düşünüyorum.
31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinin kapalı kutusu ise Türkiye İşçi Partisi olarak gözüküyor. Siyasi partilerin yerel seçimler için yapacakları hamleleri hep birlikte izlemeye devam edeceğiz.
Yazımı Alexis Carrel’in şu sözüyle noktalamak istiyorum: “İnsanın saadetine bir şey katmak isteniyorsa, hizmet arzusu zaruridir.”
25 Ağustos 2023 – Yakacık
























