CHP’de Delege seçimleri sürecinde rüzgâr şiddetli esiyor. İlk olarak; CHP Sarıyer delege seçimlerine Canan Kaftancıoğlu’nun müdahalesi olduğu ileri sürülüp CHP İstanbul İl Başkanlığına yürüyen CHP Sarıyer üyelerinden başlanabilir.
Bu karmaşa parti içerisinde gerçekleşmekte olan bölünmeleri de dolaylı yoldan destekler nitelikte, Ekrem İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu’nun perde arkası çatışması gözler önüne çıkmaya başlamışken bu çatışma parti üyelerine ve ilçe başkanlıklarına da sıçramakta.
Medyada ise çeşitli komplo teorileri ve adeta kalemi partiye çalışanların taraf belirlediğine dair adeta bildiriler de yansımaya başladı. Peki bizler için burada düşünülmesi gereken nokta nedir? “Neden” sorusu, bu kadar çatışmaya Muharrem İnce’nin parti kurmasına ve şu anki parti içindeki bölünmelere sebep olan durum ne?
Kanaatimce elbette baş rolde Kemal Kılıçdaroğlu var ancak bazıları için de Kemal Kılıçdaroğlu’nun başta bulunması birtakım güçler tarafından gerçekleşiyor…
Şu an CHP kadrolarına bakıldığında Türkiye’de kitlesel güçler ve kanaat önderleri ile en çok bağlantısı bulunan kişi Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun da yüzünü döndüğü bu rekabet ortamından mevcut durum ve bağlantılar göz önünde bulundurulduğunda bu rekabetten ancak yeni neslin etkisi ile ve parti içi muhalifler ile çıkabileceği göz önünde ancak sonrası?
Ekrem İmamoğlu yönetiminde nasıl bir yol izlenir, kanaat önderleri ile bağlantılar nasıl yürütülür, bağlantılara son verilerek alternatifler mi oluşturulur işte bu soruları sormak da şu an için erken.
Aynı zamanda medyada ise işler muhalefet lehine işliyor gibi dursa da bölünme medyaya da sıçradı, CHP kanadından Halk TV ile anlaşmaların bozulduğu açıklanınca iktidar yanlısı medya ise durumu kendi lehine çevirmek için medya operasyonlarına başlayarak belirli medya kuruluşlarını da hedef aldı. Ekrem İmamoğlu’nun değişim için yaptığı çıkışlar sonrasında CHP, Halk TV ile olan anlaşmalarını bozarken dijital medyanın bilinen yüzleri ise mevcut CHP politikalarına destek vermek için çizgisini bozmadı.
Bu konuda bir yazımdan alıntı yapabilirim “Şimdi ise sırada Medyascope ve Serbestiyet var… Muhalif kanadın Pelikan’ı bunlar… CHP’de muhtemelen Kılıçdaroğlu’nun “helalleşeceğiz” gibi söylemlerde bulunmasının sebebi de bunlar olabilir. Sosyal medyada halkın bildirdiği görüş ile genel başkana giden görüş arasında dağlar kadar fark var.
Bu muhalif kanadındaki Pelikan, liberal medya vurgusu yapıp çelişkili bir şekilde politik doğruculuk yapabilecek kadar mantıksız ve demokratik olmayan söylemlere ev sahipliği yapıyor. Muhalefet despotluğundan kastımızdan birisi de bu. Biraz inceleyecek olursanız buram buram Luxemburg kokan yazılara rastlayabilirsiniz. Bu arkadaşların “Türk” kelimesine karşı alerjileri var, Türkiyeli, Türkiye halkı gibi söylemleri yazılarının aralarında mutlaka görebilirsiniz…”
Medyada bu gibi politik amaçlı destekler bilgi açısından dezenformasyon yarattığı gibi halkın sesini duyurmaktan çıkıp belli bir politik zümrenin sesini duyurmaya yönelmek demektir.
Her şeye rağmen güzel günleri bekliyoruz gençler.




















