Türk tarihinin en kritik kırılma noktalarından birinin mimarı, sadece bir hükümdar değil, bin yıllık bir medeniyetin kurucu iradesidir: İlk Müslüman Türk Başbuğu Abdülkerim Satuk Buğra Han. 903 yılında Kaşgar’da fâni dünyaya gözlerini açan bu büyük lider, babası Bezir Arslan Han'ın vefâtının ardından amcası Oğulcak Kadir Han'ın himayesinde yetişirken, iyi bir savaşçı ve lider kimliği kazanmıştı.
Karahanlı sarayındaki bu süreçte Samanîler hanedanına mensup Ebû’n Nasr Samanî’den İslâm'ı öğrenen genç Prens, henüz 12 yaşındayken kalbini bu yeni inanca açtı. Ancak bu manevi değişim, siyasî ve toplumsal bir karara dönüşmek için doğru zamanı bekledi. Zira o dönemde Karahanlılar Devleti’nde putperestlik hakimdi. İnancını devlet politikası haline getirme cesareti, ancak kendi iktidarını kurarken gösterebileceği bir vizyondu.
O, yalnızca kendi inancını değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda coğrafyasının kaderini de yeniden yazdı. Satuk Buğra Han, Samanîler Hanedanı'ndan aldığı İslâm'ı, 25 yaşında putperest amcası Oğulcak Kadir Han’a açtığı Fergana Savaşı’yla resmen ilan etmiştir. Putperest amcasına karşı kazandığı zaferle hükümdar olan Han, derhal ülkedeki hakimiyeti sağlayarak birliği temin etti ve hiç zaman kaybetmeden İslâm’ı Türkistan'da yaymak için seferber oldu.
Yaklaşık 70 yıl süren saltanatında İslâm’ın sarsılmaz tahtını Oğuz boylarının kalbinde kurdu. Orta Asya’nın bin yıllık dinî ve kültürel rotasını sonsuza dek değiştiren bu kutlu seferberlik sayesinde, İslâm, Türklerin ana kimliğinin bir parçası haline geldi. Orta Asya'yı bir İslâm diyarı eyleyen ve tarihe 'ilk Müslüman Türk Başbuğu' olarak mâl olan Abdülkerim Satuk Buğra Han’ın mirası, bugün dahi Türk dünyasının kültürel kodlarının temelini oluşturmaktadır. 96 yaşında ahirete intikal eden bu büyük Başbuğ'un ruhu şad, mekânı cennet olsun.

























